İNGİLİZCE ÖĞRENMEK İÇİN 99 İPUCU

İNGİLİZCE ÖĞRENMEK İÇİN 99 İPUCU

İNGİLİZCE ÖĞRENMEK İÇİN 99 İPUCU

1.Hata yapmaktan korkmayın. Kendinize güvenin. İnsanlar hatalarınızı sadece duydukları zaman düzeltebilirler.

2.Hayatınızın her alanında İngilizce olsun. İngilizce konuşulan tüm ortamlarda bulunmaya çalışın. Öğrenmenin en iyi yolu konuşmaktır.

3.Her gün pratik yapın. Kendinize bir çalışma planı yapın. Bir hafta boyunca ne kadar ders çalışacağınıza karar verin ve bu plana sadık kalın. Bir rutin belirleyin.

4.Ailenize ve arkadaşlarınıza çalışma planınızdan bahsedin. Onlara sizi çalışmaya teşvik etmelerini söyleyin. Ve ayrıca çalışmanızı bölmelerine izin vermeyin.

5.Dört ana beceriyi uygulayın: Okuma, yazma, konuşma ve dinleme. Hepsinin iyileştirilmesi için üzerinde çalışmanız gerekiyor.

6.Öğrendiğiniz yeni kelimeleri bilgisayarınızda saklayın. Bu kelimeleri cümle içinde kullanın ve konuşurken bunları en az 3 kere kullanmaya çalışın.

7.Ücretsiz İngilizce öğreten internet sitelerini her gün ziyaret edin ve bir üniteyi bitirin.

8.Kelime listesi ezberlemek bir test için kelimeleri öğrenmenin en yaygın yöntemlerinden biridir. Bu yöntem kısa süreli bir eğitim için sadece yoğun egzersizlerle mümkündür. Çünkü genellikle bir test için öğrenilen bilgiler çok fazla hafızada tutulmaz.

9.Vücut saatinize uygun planlar yapın. Eğer sabah insanı değilseniz öğlen çalışın.

10. Eğer bir kelimeyi tek başına hatırlamak yerine onu bir cümleyle beraber aklınızda tutmaya çalışırsanız hatırlamak daha kolay olacaktır.

11. Bir test yapmayı planla. Çünkü belirli bir şey için çalıştığında daha çok çalıştığını göreceksin.

12. Sadece bir sınavı geçmeye odaklanmayın. Büyük resmi görmeye çalışın. İyi derecede İngilizce bildiğinizde ne yapabilirsiniz? Bu size ne sağlayacak? Hayat kalitenizi nasıl etkileyecek?

13. Kendinize uzun vadeli bir amaç bulun ve bunun için odaklanın.

14. Kendinize kısa vadeli amaçlar da bulun ve her birine ulaştığınızda kendinize ödül verin.

15. Çalışmaktan keyif alacığınız bir ortam oluşturun. İsteyerek çalıştığınızda daha fazla şey öğreneceksiniz.

16. Sizin için en iyi olanı bilin. Geçmişte sizin için hangi yöntemlerin başarılı olduğunu düşünün ve o yöntemleri bırakmayın.

17. Nasıl öğrendiğinizi bulun. Bu, ezberleyerek, okuyarak, konuşarak, özetleyerek veya başka yöntemleri kullanarak olabilir. En iyi nasıl çalıştığınızı bulun. Sessizce, kendi başınıza veya bir grupla birlikte olabilir.

18. Yardın alın! Bir şey anlamıyorsanız birine sormalısınız. Öğretmeninizden, diğer öğrencilerden veya arkadaşlarınızdan yardım isteyin.

19. Tekrar! Tekrar! Tekrar! Geçmişte öğrendiğiniz şeyleri yeteri kadar tekrar ettiğinizden emin olun.

20. Ara vererek çalışın. Tek seferde ara vermeden 30 dakikadan fazla çalışmak iyi bir fikir değildir. Düzenli aralar verin, temiz hava alın ve bacaklarınızı uzatın.

21. Seviye atlamak için acele etmeyin. Bulunduğunuz seviyeye konsantre olun.

22. İngilizce videolar izlemek ilk kez duyduğunuz kelimeler için size yardımcı olacaktır. Böylelikle mükemmel bir öğrenme yöntemi olan ana dili İngilizce olanlarla pratik yaparken onlardan kendilerini tekrarlamalarını istemezsiniz!

23. Seviyelendirilmiş kitaplar okuyun. Bu tarz kitaplar öğretimi geliştirmek için yazılmıştır. Bir roman okuyun. Bunu yapabilirsiniz! Daha sonra kendinizi muhteşem hissedeceksiniz.

24. Çocuk kitapları daha kolay kelimeler içerir ve seviyelendirilmiş kitaplar için iyi bir alternatiftir.

25. Gazeteler pasif yapıları bulmak için iyi bir araçtır. Bir makale okuyun ve pasif cümleleri bulup bulamayacağınıza bakın.

26. Öncelikle cümleden genel anlamı çıkarmaya çalışın. Her sözcüğü anlama konusunda endişelenmeyin, geri dönün ve yeni kelimelere tekrar bakın.

27. Anlamadığınız bir kelime için cümledeki diğer kelimelere bakın. Onlar size bir ipucu vereceklerdir. Bağlamdan kelimeyi tahmin etmeye çalışın.

28. Kök kelimeleri öğrenin. Onlar kelimelerin anlamını tahmin etmenize yardımcı olurlar.

29. Yeni bir kelime öğrendiğinizde diğer tüm formlarını düşünün.

  1. a.    Beautiful/güzel (sıfat), beauty/güzellik (ad), beautifully/güzelce (zarf).

30. Ön ekleri (dis-, un-, re-) ve son ekleri (-ly, -ment, -ful) ki bunlar kelimenin anlamını bulmanıza ve sözcük dağarcığınızı geliştirmenize yardımcı olacaktır.

31. İngilizce, Fransızca ve Japonca’nın aksine kelimede vurgu sistemini kullanır. Yeni kelimeler için heceleri sayın ve vurgunun nerede olduğunu bulun. Her kelimede sadece bir vurgu olur ve bu daima bir sesli harftedir. İki heceli fiillerde ikinci hecede vurgu vardır: (beGIN). İki heceli isimlerde ve sıfatlarda vurgu ilk hecededir: (TEAcher), HAPpy).

32. Mümkün olduğunca İngilizce kullanın. Bu kadar basit!

33. Kendi dilinizden İngilizce’ye tercüme yapmayın. Akıcılığınızı geliştirmek için İngilizce düşünün. Kendinizle konuşun… Ama otobüste değil, aksi halde insanlar delirdiğinizi düşünebilir!

34. Bir kitaptan İngilizce öğrenemezsiniz. Aynı araba sürmek gibi, sadece bunu yaparak öğrenebilirsiniz.

35. Dilbilgisi öğrenmenin en doğal yolu konuşmaktır.

36. Bir günlük tutun. Günde birkaç kelime yazarak başlayın ve ardından daha fazla yazma alışkanlığı kazanın.

37. Neden bir blog açıp yazdıklarımızı tüm dünyayla paylaşmayalım?

38. Daha iyi yazabilmek için önce kağıt üzerinde beyin fırtınası yaparak dilbilgisine çok dikkat etmeden yazabildiğiniz kadar yazın. Daha sonra ortaya çıkan metni dilbilgisi ve yazım denetimi kullanarak düzeltin. Son olarak da metni okuması ve hatalarınızı bulması için başkasına okutun.

39. Söylemeye çalıştığınız şeyi tamamen değiştirebileceği için noktalama işaretlerine dikkat edin. Tıpkı Türkçedeki gibi: “Oku da adam ol baban gibi, eşek olma. / Oku da adam ol, baban gibi eşek olma.“

40. Şarkı söyleyin! Dünyaya güzel sesinizi duyurun! Akıcılığı ve tonlamayı geliştirmek için İngilizce şarkılar bulun ve onlarla beraber söyleyin.

41. Bir mektup arkadaşı edinin. Veya chat yapın, forumları ya da sosyal medyayı kullanın. Eğer İngilizce konuşacağınız bir arkadaşınız yoksa bu en iyi alternatiftir.

  1. 42.  İngilizce CD’lerin üzerinde durun. Birkaç cümle dinleyin ve duyduğunuz şeyi tekrar edin. Ritm ve tonlamaya odaklanın.

43. Bulunduğunuz yerde İngilizce radyonun açık olmasına sağlayın. Aktif olarak onu dinlemeseniz bile, kulaklarınızı eğitmeye devam edersiniz.

44. Dikte edin. Bir CD’yi veya arkadaşınızı dinleyin ve duyduğunuzu yazın.

45. Kimse kendi sesini dinlemekten hoşlanmaz, ancak cesur olun ve deneyin! Sesinizi kaydedin, telaffuzunuzu ve tonlamanızı dinleyin. Sorunlu alanlarınızı tanımlamanıza yardımcı olacaktır.

46. Öğretmeninize dersini kaydedip kaydedemeyeceğinizi sorun. Bu, ders çalışmak ve ders tekrarı için harika bir yoldur. Hız ve tonlamaları konuşan öğretmenlerinizi de dinleyebilirsiniz. Ayrıca öğretmeninizin konuşma hızını ve tonlamalarını da dinleyebilirsiniz.

47. İngilizce-Türkçe yerine İngilizceden İngilizceye sözlük kullanın. Bu, Türkçe düşünmek yerine İngilizce düşünmenize yardımcı olacaktır.

48. Eğer İngilizceden İngilizceye sözlük gözünüzü korkuttuysa seviyenizdeki İngilizce öğrencileri için öğrenci sözlüğü vardır, onu kullanın.

49. Sözlüğe çok bağımlı olmayın. Sözlüğünüz asıl öğretmeniniz değil bir yardımcıdır. Hemen sözlüğe bakmak yerine sözcüklerin anlamını tahmin etmeye çalışın.

50. Pes etmeyin! Pozitif kalın! Bazen hızlı bir şekilde öğrenemediğinizi hissedersiniz. Herkes böyle hissediyor, endişelenmeyin. Sonunda oraya varacaksınız.

51. Tadını çıkar! Eğlenirken daha çok şey öğreniyoruz!

52. Konuşurken gerginleşirsen, bir şey söylemeden önce iki derin nefes al. Kendinizi rahat hissettiğinizde daha iyi konuşursunuz.

53. Geçmişte kullandığınız ders kitaplarına ve CD`lere bakarak kendinizi motive edin. Şimdi ne kadar kolay göründükleri konusunda şaşıracaksınız! Tebrikler, seviyeniz gelişiyor!

54. İngilizce öğrenmeye başlamak için asla çok genç veya yaşlı değilsiniz. Öğrenmemek için mazerete gerek yok.

55. Hala istediğiniz sonuçları elde edemediyseniz bu, dil öğrenmede başarısız olduğunuz için değil kendinize özel uygun yöntemi bulamadığınız içindir.

56. Seviyenize denk kaynakları kullanın. Çok zor veya çok kolay olan metin / dinleme alıştırmaları kullanmayın. Sizi rahatsız eden ancak sizi vazgeçirmeyen materyalleri kullanın.

57. Aksanı mükemmel yapma konusunda endişelenmeyin. Aksanınızı korumak için kültürel kimliğinizin önemli bir parçasıdır.

58. Birçok İngilizce türü vardır: İngiliz İngilizcesi, Amerikan İngilizcesi, Güney Afrika İngilizcesi vb. Bunların hiçbiri yanlış değil ya da daha önemli değil. İngilizce İngilizce`dir.

59. Bunun yerine, Amerikan ve İngiliz İngilizcesindeki farklılıkların farkına varmalı ve sözlerini buna göre kullanmalısın. Örneğin: elevator/asansör (ABD) – lift/asansör (İngiliz).

60. Yanınızda İngilizce öğrenme kartları taşıyın. Mümkün olan her boş vaktinizde çıkarın ve çalışın.

61. Post-it notları kullanın ve onları evinizin çevresine yapıştırın.

62. Fiil kalıplarını görmezden gelemezsiniz. İngilizcede yüzlerce fiil kalıbı vardır ve bunlar yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Anlamlarına ne kadar çok yoğunlaşırsanız, yenilerinin anlamını o kadar çok tahmin edebileceksiniz. O kalıpları tanımaya başlayacaksınız.

63. Sezgilerinizi kullanın. İçinizdeki sese güvenin. İlk tahmininizin doğru olduğuna sık sık şaşıracaksınız.

64. Düşüncelerinizi toparlayın. Ne söyleyeceğinizi düşünmek için kendinize zaman tanıyın. Dilbilgisini biliyorsunuz ama konuşurken belki de doğru kullanmıyorsunuz.

65. Yeni insanlarla tanışın. Yaşadığınız yerdeki İngilizce konuşan insanlarla kaynaşmaya çalışın.

66. İngilizce konuşmaları başlatan kişi olun. Sohbeti ilerletmeye çalışın ve klasik diyalog kelime/kalıplarını kullanın. (‘really?’ / ‘go on…’/ ‘what happened then?’) Başkalarının sizinle konuşmayı beklemeyin. Aktif olun!

67. Tartışın. Grup olarak bir konu belirleyin ve tartışın. Her bir kişi (seçtiği şeye inanmasa da) bir bakış açısı seçmeli ve grup içinde tartışmalı.

68. Aktif dinlemeyi öğrenin. Aktif dinleme, derslerden ve grup çalışmalarından daha fazla yararlanmanıza ve bu çalışmalara katkıda bulunmanızı sağlar.

69. Sadece kelime bilgisi yeterli değildir. Bir papağana da İngilizce kelimeler öğretebilirsiniz ama bu İngilizce bildiği manasına gelmez! Hala dilbilgisini anlamak zorundasınız.

70. Fiil zamanları İngilizce konuşanlar tarafından eylemlerin zamanlamasıyla alakalı olarak kullanılmaktadır. Kendi dilinizde aynı ifadeler olmayabilir. Bu zamanları bilmeniz ve doğru kullanmanız önemlidir.

71. İngilizcede çok fazla düzensiz fiil vardır. Bunları kendiniz öğrenmelisiniz.

72. Aynen böyle devam! İngilizce konuşmaya ara verirseniz seviyenizin azaldığını ve tüm zorlu çalışmalarınızın boşa gittiğini göreceksiniz.

73. Kötü bir test puanı yüzünden canınızı sıkmayın. Bazen öğrenciler testi geçebilir ancak İngilizce konuşamazlar. Rahatça İngilizce konuşabiliyorsanız, kendinizle gurur duymalısınız.

74. En zoru denediğinde başaracağını unutma!

75. Bir arkadaşınızla beraber İngilizce öğrenin. Pratik yapabilir ve birbirinizi motive edebilirsiniz.

76. Unutmayın, İngilizce yazıldığı gibi okunan bir dil değildir. Örneğin `Ough`, 6`dan fazla telaffuza sahiptir. Fonetik Alfabeyi öğrenin. Sözlükteki kelimeleri doğru telaffuz etmenizde yardımcı olacaktır.

77. Vurgusuz ve tonsuz bir nöbet sesi olan `schwa` sesine [ə] alışmaya başlayın. `Schwa`, İngilizce`de en yaygın sesli sestir. Örneğin, about’taki `a` ve supply’deki `u`.

78. Seviyemiz yüksek olduğunda iyileşmenin daha uzun sürdüğünü unutmayın. Genellikle en hızlı ilerleme yeni başlayanlarla yapılır. Aniden artık öğrenmediğinizi düşünmeyin. Bu sadece daha az fark edilebilir bir öğrenme.

79. İngilizcenizi doğru yerde doğru şekilde kullandığınızdan emin olun. Arkadaşlarınızla argo kullanabilirsiniz ama bunu bir iş toplantısında yapmayın. Öğrendiğiniz şeyleri hangi durumlar kullanacağınızı bilin.

80. Ders kitaplarındaki İngilizce genellikle günlük konuşma şeklimizden farklıdır. Gündelik argoyu öğrenmek için film izleyin.

81. Deyimleri ezberlemesi zor olabilir fakat kullanımları çok eğlencelidir ve İngilizcenizi daha renkli yapacaktır.

82. Konuşurken kelimeleri birbirine bağlarız, böylelikle iki kelimeyi bir kelime gibi okuruz. Dinleme ve telaffuzunuzu geliştirmek için bunları öğrenin ve uygulayın.

83. İnternet`i kullanın. Öğrenmenize yardımcı olacak kaynaklarla doludur: BBC İngilizce Öğrenme; Learnenglish.ecenglish.com

84. Güçlü ve zayıf noktalarınızı düşünün. Geliştirmek istediğiniz alanları yazın ve onları geliştirmek için uğraşın. Elbette, güçlü noktalarınızı görmezden gelmeyin. Ne kadar iyi olduğunuz konusunda kendinizi kutlayın!

85. Hatalarınızdan ders çıkarın. Muhtemelen aynı dilbilgisi hatalarını tekrar tekrar yaparsınız. İngilizce test sonuçlarınız üzerinde çalışın. Hatalarınızı kontrol edin ve üzerinde odaklanmanız gereken bir veya iki konu seçin. Kuralları kontrol etmek için en sevdiğiniz dilbilgisi kitabını kullanın.

86. Doğru artikeli kullanın. (a / an, the) Örneğin A university (an university değil çünkü teleffuzu sessiz harfle başlıyor). An hour (a hour değil çünkü teleffuzu sesli harle başlıyor).

87. Akıcı bir konuşma için hayal gücünüzü kullanın. Restorana gitmeden önce garsonun ne söyleyebileceğini ve vereceğiniz muhtemel cevapları düşünün.

88. İletişimin önemli bir kısmı vücut dili ve jestlerle gerçekleşir. Ve bunlar kültürler arasında değişiklik gösterebilir. Öğreğin zafer sembolünü iki parmağınızı V şeklinde tutarak gösterirsiniz. Eğer bu işareti avucunuz size bakarak yaparsanız bir İngiliz’i rahatsız edersiniz.

89. En kolay öğrenme yöntemi, uyku! İyi bir gece uykusundan sonra daha fazla konsantre olup daha iyi öğreneceksiniz.

90. İngilizce konuşulan bir ülkede dil eğitimi alın.

91. Eğer yurt dışında eğitim görüyorsanız sadece kendi ülkendekilerle değil başka ülkelerin insanlarıyla da kaynaşın. Kendi ülkenizden insanlarla paylaşılan bir yerde kalmanız iyi bir fikir değildir. Farklı uluslardan insanlarla zaman geçirerek daha kültürel bir deneyim yaşayın.

92. Yurt dışında çalışmayı veya staj yapmayı hiç düşündünüz mü?

93. Kendinize nitelikli bir öğretmen edinin. Kim yanlış şeyler öğrenmek ister?

94. Hiç kimse İngilizcenin tamamını öğrenemez. Denemekten korkmayın. Öğrenmek için küçük bir ipucu, İngilizcede telaffuzu aynı fakat yazılışı ve anlamı farklı birçok kelime vardır. Örneğin, `come here` ve ‘I can hear the birds’ aynı telaffuza sahiptir. Farklı anlamları bilerek daha doğru ve güzel cümleler kurabilirsiniz.

95. Temel seviyede İngilizceniz olduğunda aynı şeyi söylemek için farklı yollar olduğunu keşfedersiniz. Bu, konuştuğunuz kişi için İngilizcenizi daha ilginç bir hale getirir. Ayıca bu sizin için zor olmamalı çünkü zaten bir temeliniz var. Örneğin İngilizcede kaç farklı yolla goodbye denilebilir?

96. Gittiğiniz kursta derse girmeden önce hazır olun. Ev ödevinizi en kısa sürede yapın ve zamanında teslim edin. Derslerinizden birkaç dakika önce notlarınızı ve son dersinizi gözden geçirin. Bunu yapmak hafızanızı tazeleyecek ve ders için sizi ısındıracak.

97. Sınıfta dikkatinizi dağıtmayın. Derse odaklanın, pencereden dışarı bakmayın. Geç kalmayın, dersin başlamasından birkaç dakika önce gelin. Sizinle İngilizce konuşmayacak kişilerin yanına oturmayın. Telefonunuzu kapatın. Organize olun, ders kitabınızı, defterinizi ve kaleminizi unutmayın.

98. Sessizce çalışabilmek için rahat ve huzurlu bir yer bulun. %100 odaklanabileceğiniz bir yere ihtiyacınız var.

99.Ve tabii ki en önemlisi Aktif Yurtdışı Eğitim’e danışmadan adım atmayın